Bahçeli'den İYİ Partili isime sert tepki: Soysuzluktur, şerefsizliktir

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bir şehit yakınına ağır hakaretler eden İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan'a sert tepki göstererek, Açık açık söylüyorum, bir şehidimizin bacısına küfür etmek soysuzluktur, şerefsizliktir, düşman dilidir dedi.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Bahçeli'den İYİ Partili isime sert tepki: Soysuzluktur, şerefsizliktir
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bir şehit yakınına ağır hakaretler eden İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan'a sert tepki göstererek, Açık açık söylüyorum, bir şehidimizin bacısına küfür etmek soysuzluktur, şerefsizliktir, düşman dilidir dedi.
Elazığ Online Elazığ Haber - Çağlayan Günday

MHP lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuşma yaptı. Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun büyükelçilere Kanal İstanbul mektubuyla ilgili, "Bu mektup bir siyaset krizidir. Bu mektup 5 Kasım skandalı olarak tarihe geçecektir" ifadelerini kullandı. 

Lütfü Türkkan'ın Bingöl'de şehit yakınına yönelik küfrüne sert tepki gösteren Bahçeli, "Şehit ailelerine hakaret ve küfür bir bakıma şehitlerimize ihanettir. Açık açık söylüyorum, bir şehidimizin bacısına küfür etmek, soysuzluktur, düşman dilidir. Bu, içinde insan sevgisi, şehit saygısı, ilahi adalet hissi olan hepimizin yüreğini dağlamıştır" dedi. 

Bahçeli'nin açıklamaları:

Atatürk'ü 100 yılın dehası yapan özelliklerinin başında kuvvetli öngörüsü gelir. Atatürk, Türk Milleti'nin varlığına kasteden her türlü sinsi tertibin farkına vararak onları deşifre etmiş, Türk Milleti'nin yolunu aydınlatmıştır. Atatürk bir yandan Türk Milleti'nin kendine olan güvenini güçlendirirken diğer yandan da art niyetlilerle mücadeleye öncelik vermiştir. 10 Kasım esasen bir yas ve matem günü değil, Aziz Atatürk'ü idrak vesilesi, eserlerini muhasebe veçhesidir. Elbette her zaman hatırlayacağız, her ortamda hatırlayacağız. Türkiye Cumhuriyeti'nin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü vefatının 83. yıl dönümünde rahmetle anıyorum. 

Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlığı ile yayılmak isteyen ahlaksız tezviratlar, bunu fırsat bilip Borsa İstanbul'da oyun oynayan iç ve dış husumet çevresinin varlığı gözümüzden kaçmayan alçaklıklardır. Türkiye'nin sırtına hançer saplamak için fırsat kollayanların, 2023'ün umutlarını karartmak niyetiyle ortam yoklayanların her kirli yönteme müracaat ettikleri görülmektedir. Zillet ittifakı olan hastalıklı siyasi bünyenin ana ve ara ortakları Türkiye'nin önünü kesmek için sanki yarış halindedir. HDP'nin kafesine giren CHP resmen patlamış, etrafı pis kokular sarmıştır. CHP yönetimi PKK'ya evet, Türkiye'ye hayır demiştir. CHP Genel Başkanı ve yönetiminin ne yatacak ne de sığınacak yeri kalmıştır. Güvenlik sorunu parti hayır diyerek tarafını ve tercihini şeytandan yana kullanmıştır. 

KILIÇDAROĞLU'NUN KANDİL SÖZLERİNE TEPKİ

İyice sıkışan, manevra alanı daralan Kılıçdaroğlu, soluğu bu defa da Yozgat'ta almıştır. "Kandil denen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana Kılıçdaroğlu demesinler" demiştir. Karga kekliği taklit edeyim derken, kendi yürüyüşünü şaşırırmış. Sayın Kılıçdaroğlu, Kandil'de yuva değil, mağara delikleri vardır ve senin karşı çıktığın tezkere sayesinde teröristleri o deliklerde yok edeceğiz. Ağzına bir kez olsun PKK'yı al da görelim. Teröristler sadece Kandil'de bulunmuyor. Irak'ın kuzeyinde, Suriye'nin kuzeydoğusunda yuvalanıyorlar. Demirtaş, Kandil yetiştirmesi azılı bir teröristtir. Senin meşru kabul ettiğin HDP, Kandil'in siyaset ayağıdır. Eğer mertsen HDP'li yoldaşlarının karşısına dikil de Kandil'i yerle yeksan edeceğini söyle. Tezkere kararı açıktır, başka çaresi kalmadı. Gerekirse Kandil'e Türk bayrağı dikilmelidir.

"KILIÇDAROĞLU'NUN MEKTUBU SİYASET KRİZİDİR, SKANDAL OLARAK TARİHE GEÇECEKTİR"

CHP Genel Başkanı 5 Kasım 2021'de Türkiye'de görev yapan yabancı devlet büyükelçilerinin tamamına bir mektup göndermiştir. Bu mektup bir siyaset krizidir. Bu mektup 5 Kasım skandalı olarak tarihe geçecektir. Mektupta, "Ülkenizdeki yatırımcılar Kanal İstanbul Projesi'nin desteklememelidir. İstanbul'a ihanet dünyaya ihanet anlamına gelir. Kanal İstanbul'un önlenmesi için mücadeleye devam edeceğim" diyor. Mektubu okuduktan sonra Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'ye çekilmiş bir silah değilse, esir edilmiş bir siyasetçi olduğuna kesin kanaat getirmiş durumdayım. CHP Genel Başkanı'nın yabancı sefirlere mektup yazıp casusluğa heves etmesi hangi aklın ürünüdür. Sayın Kılıçdaroğlu ne hallere düştün? İtiraf et de yardım edip elinden tutalım, ihbar et de çukurdan seni çekip alalım. Senin muhatabın büyükelçiler mi? Hiç mi utanmadın, hiç mi sıkılmadın? Derdin varsa gidersin millete, düşüncelerini paylaşırsın. 18 Ekim bildirisinin siyasi ayağı, anlaşılıyor ki sensin.

LÜTFÜ TÜRKKAN'A TEPKİ

Şehit ailelerine hakaret ve küfür bir bakıma şehitlerimize ihanettir. Açık açık söylüyorum, bir şehidimizin bacısına küfür etmek, soysuzluktur, şerefsizliktir, düşman dilidir. Bu, içinde insan sevgisi, şehit saygısı, ilahi adalet hissi olan hepimizin yüreğini dağlamıştır. Allah'tan niyazım ne yaptılarsa aynısı ile karşılaşmalarıdır. Biz biliyoruz ki şehit vurulunca değil, unutulunca, aziz hatırasına sövülünce ölür. MHP ve onun sevdalıları kahraman evlatlarını, onların babalarını, analarını, bacılarını unutmayacaktır. Buradan bir kez daha milletimizin duygularını vurgulamak istiyorum. Şehitlerimizi unutmayacağız. Hatıra ve mücadelelerini asla unutturmayacağız. 

Elazığ Online

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN