Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, virüsü kıskaca alacak 'reçeteyi' yazdı

Vakaların 12 gündür binin üstünde seyretmesi, mevcut gidişatla tablonun iyileşemeyeceği kanısını güçlendirdi. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, virüsü kıskaca alacak 'reçeteyi' yazdı: Kademeli mesaiye geçelim. Düğünleri sınırlayalım. Şehirlerarası seyahatte kontrolü artıralım. Süper bulaştırıcıları tarayalım. 65 yaşa izole yürüyüş alanı ayıralım. Maske takmayanlar grubunu eğitip, uyaralım.

PAYLAŞ

Normalleşme döneminin ardından vaka sayıları 33 gün boyunca bin seviyesinin üzerinde seyretmişti. Bir aydan fazla süren mücadelenin ardından bu eşiğin altına indi ancak 3 Ağustos’tan itibaren yeniden bin barajını aştı ve bin 200'lü sayılara ulaştı. Bilim insanları, Eylül'deki mevsimsel grip, tatil dönüşü mesailerin başlaması ve okulların açılmasıyla toplu alanda bir araya gelmelerle birlikte sonbaharda vaka sayılarının Nisan ayındaki seviyelere ulaşabileceğine dikkat çekti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da "Yaşamadan bilemezsiniz" diyerek uyarılarını sosyal medyadan sürdürdü. En kritik değerlendirme ve çözüm önerileri Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'dan geldi. "28 gün sokağa çıkma yasağı yapmalıydık, olmadı" diyen Ceyhan, katıldığı televizyon programında 'reçeteyi' verdi, 6 kritik öneriyi sıraladı.

Pozitif vakaların yakalanamadığını, test sayısının artırılması gerektiğini belirten Ceyhan, önerileri şöyle açıkladı: "Kademeli mesaiye geçilmeli.  Taziye ve düğünlere sayı sınırı konulmalı. Şehirlerarası seyahatlerde kontrol artırılmalı. İmzalı taahhüt alınmalı.  Tarama testi ile vakalar yakalanmıyor. Şu anda 200 bin aktif vaka var. En azından sağlıkçılar, garsonlar ve hizmetliler taranmalı. 65 yaş üstüne güvenli yürüyüş alanları ayarlanmalı. Ulaşamadığımız bir grup var. Sorumsuzca davranıyor. Maske takmayanlar grubu. Bunlara ulaşmak için Diyanet, muhtarlar, öğretmenler devreye sokulmalı. Bu insanlara maske, mesafe eğitimi ve uyarısı yapmalı. Kamu spotları ile bu grup uyarılmalı."

OKUL İÇİN TARİH DEĞİL KRİTER

Ceyhan, okulların açılması konusunda ise tarih belirtmek yerine bir kriter belirlenmesi gerektiği görüşünde. "Benim saydığım özellikle 6 madde; halka değil devlete önerilerimdir.

Devlet, bahsettiğimiz tedbirleri almalı, bakanlığa bu konuyla ilgili görüşlerimizi sunuyoruz” diyen Ceyhan, Karar Gazetesine konuştu, okulların açılması ve test politikası hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: "Bir tarih verildi ama bunun önemi yok. Çünkü 'Okul ne zaman açılacak’ tartışmaları 21 Eylül'e kadar kapandı. Tarih yaklaştıkça yeniden bu tartışmalar başlayacak. Fakat buradaki en önemli eksiklik; planlamaların olmamaması. Yani bir hedef yok. Okulların neye göre açılacağı belli değil. Örneğin; 'Aktif vaka sayısı binin altına düşürse mi?' okullar açılacak. Bir hedef olmadığı için, bir planlama da söz konusu değil. Toplumda belirti taşımayan ama pozitif vakalar var. Şu an sadece belirti taşıyan vakalar yakalanmaya çalışılıyor. En az iki belirtisi olan ya da bir hasta ile teması olanlara test yapılıyor. Geri kalan belli gruplara da (sporcular, yurt dışına gidip-gelenler, organize sanayi bölgelerinde çalışanlar ve askere gidecekler) tarama testi yapıyorsunuz. Bu gruplar, virüsü bulaştırma riski taşıyan gruplar değil. 200 binin üzerinde tanı konmamış kişiler, bu gruptan değil. Bu tanı konmamış kişiler nedeniyle hastalık bulaşmaya devam ediyor. Özellikle virüsü bulaştırma riski yüksek olan gruplara yönelik tarama testleri yapılmalı. Sağlıkçılar, şoförler, hizmet sektöründe çalışanlar yani toplumla iç içe geçen kişilere tarama testleri yapmalıyız. Burada esas olan önemli nokta test sayısı değil; politika. Hangi kişilere yapacağını, önceliklerin kimler olacağını çok önemli."

Elazığ Online

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN