Sinsi ilerleyen hastalık Yumurtalık kanseri
Medical Park Elazığ Hastanesi'nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sami Güngör, Yumurtalık kanserinin sinsice başlayıp ilerleyerek devam eden bir kanser türü olduğunu söyledi.
Günümüzde kadınların kapısını en sık çalan üçüncü kanser türü olan yumurtalık kanseri Dünya’da ve ülkemizde her 100 bin kadından 14’ünde görülmektedir. Hastalık sinsi ve hızlı bir şekilde ilerlediği için ne yazık ki hastalığın belirtileri ortaya çıktığında geç kalınmış olunuyor. Konuyla ilgili görüştüğümüz Medical Park Elazığ Hastanesi’nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sami Güngör, yumurtalık kanseri ve tedavi yöntemleri ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Yumurtalık kanserinin kanser türleri içerisinde en tehlikeli türü olduğunu belirten Güngör, “Kadın hastalıkları içerisinde görülen ve sinsi başlayıp ilerleyici bir şekilde devam eden ve genellikle kadın hastalıkları içerisinde en fazla ölümün görüldüğü kanser türüdür. Bu kanser türündeki ölümlerin en büyük sebebi hastalığın çok sinsi ilerlemesi ve hastalığın belirtisinin çok geç ortaya çıkıyor olması. Bu nedenle hasta şikâyetleriyle doktora geldiğinde genellikle geç kalınmış oluyor” dedi.
‘HASTALIK SİNSİ İLERLİYOR’
Hastalığın çok belirti göstermeden hızlı bir şekilde ilerlediğine dikkat çeken Güngör, “Hastalık kendini karında ufak bir şişlik ile gösteriyor. Genellikle hastalar karında oluşan şişlik nedeniyle hastanelerin dâhiliye bölümüne başvuruyorlar. Ne yazık ki yapılan tetkikler sonucunda ilerlemiş şekilde oluşan bir yumurtalık kanseri görünüyor. Hasta hastalığı öğrendikten sonra kadın doğum servisine başvuruyor. Rahim ağzı kanseri konusunda yıllık yapılan simir yöntemiyle hastalığın oluşmasını engelleyebiliyoruz. Rahim kanserinde hasta hastaneye kanama düzensizliği ile geldiği için hastalığın erken tanısını koyabiliyoruz. Ama maalesef yumurtalık kanseri bütün karın bölgesine yayıldıktan sonra tanısı konulabiliyor” diye ifade etti.
‘SON YAPILAN ARAŞTIRMALAR SEVİNDİRİCİ SONUÇLARI VAR’
Yumurtalık kanseriyle ilgili yapılan son araştırmaların sevindirici olduğunu aktaran Güngör, şunları ifade etti: “Son günlerde yumurtalık kanseri ile ilgili sevindirici bir haberimiz var. Doğum sayısını tamamlamış ve artık bebek sahibi olmak istemeyen ve bu nedenle tüplerini bağlatan kadınlar üzerinde inceleme yapılmış bu kadınlar üzerinde yumurtalık kanseri riskinin daha az olduğunu görülmüş. Araştırma sonucunda yumurtalık kanserinin artık neredeyse tek nedeninin tüpler olduğu söylenmektedir. Bu nedenle deniyor ki eğer kişi çocuk sayısı tamamlamış ve artık çocuk sahibi olmak istemiyorsa tüpleri bağlatmak yerine tüplerini tamamen aldırmasını tavsiye ediyorum. Tüpler alındığında o kişinin yumurtalık kanserine yakalanma riski düşüyor. Bu araştırmanın sonuçlarını öğrendikten sonra hastalarıma da bu uygulamayı yapmaya başladım. Tüplerin alınması hastaya hiçbir zarar vermez. Bu kişiler normal yollarla gebe kalamıyorlar. Ama tamamen de çocuk sahibi olamama durumları olmuyor. Artık tıp çok ilerledi. Eğer hasta tekrardan çocuk sahibi olmak isterse tüp bebek yöntemiyle rahatlıkla hamile kalabilir. Çünkü tüp bebek yönteminde tüplere ihtiyaç olmuyor.”
‘TÜPLERİN ALINMASI KİŞİDE HİÇBİR PROBLEM YARATMAZ’
Tüplerin alınmasının kişiye hiçbir zarar vermeyeceğini söyleyen Güngör, “Tüplerin alınmasını iki şekilde gerçekleştiriyoruz. Birinci yöntemimiz kişi artık çocuk sahibi olmak istemediğini belirtir. Kişinin karın bölgesinde hiçbir kesi olmadan kapalı ameliyat yöntemiyle 10-15 dakika içerisinde tüplerini alırız ve aynı günde hastayı taburcu ederiz. Birde hasta sezaryen ameliyatından önce artık çocuk sahibi olmak istemediğini ifade eder. Sezaryen ameliyatı sırasında da tüplerini almamız mümkün. Yumurtalık kanserinden korunmak için kadınların yıllık muayene yaptırmalarını öneriyorum. Yumurtalık kanserinin nedeni tam olarak belirlenebilmiş değil. Hastalığın tüplerden kaynaklandığına dair bazı bilgiler var. Ülkemizde yumurtalık kanserinin görülme oranı düşük. Ama hastalık görüldüğünde ilerlemiş olarak karşımıza çıkıyor. Tüplerin alınması kişide ağrı veya adet düzensizliğine veya erken menopoza girmesine yol açmaz. Tüplerin tek fonksiyonu yumurtalıklardan yumurtayı alıp rahme iletmektir. Yumurtalık kanserini genellikle ileri yaş grubu kadınlarda görmekteyiz. Ama genç yaş grubu kadınlarda rastlayabiliyoruz. Hastalığın görülmesinde genetik yatkınlık söz konusu olabiliyor. Bütün kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riski vardır” diyerek sözlerini tamamladı.