Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Haczi


İcra ve İflas Kanunu borçlunun kendi elindeki malları haricinde üçüncü kişilerdeki mal ve alacakların da haczedilebilmesini öngörmekte olup, işbu alacaklar maaş ve ücretler ile maaş ve ücretler dışındaki alacaklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.


Buradaki maaş ve ücretten maksat Devlet işlerinde ya da özel işyerlerinde çalışan memur veya işçilerin maaş ve ücretleridir.Buna göre İcra Dairesi’nden borçlunun yanında çalıştığı işverene hacze ilişkin durum bir yazı ile bildirir.Bu bildiri ile borçlunun ücretinin dörtte birinin haczedildiği, borçlunun ücret miktarının en geç bir hafta içinde icra dairesine bildirilmesi ve borç bitinceye kadar icra dairesinin bildirisi gereğince haczedilen ücret miktarının borçlunun ücretinden kesilip, icra dairesine gönderilmesi hususları işverene ihtar edilir. İşveren daha sonra ortaya çıkan borçlunun durumundaki değişiklikleri de derhal icra dairesine bildirmek zorundadır. Çalışanlar haricinde 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi açıkça, "Emeklilerin gelir, aylık ve ödenekleri haczedilemez" demekle istisnai olarak sadece SGK nezdinde doğacak alacaklar ve nafaka ödemesinde hacze izin veriyor ve bu da maaşın dörtte birine uygulanabiliyor.Diğer yandan borçlunun izni ile de bu maaş kesintisi mümkün kılınabiliyor.


Borçlunun maaş ve ücret dışındaki alacakları ise borçlunun mevduatı, üçüncü bir kişiye vermiş olduğu para, satmış olduğu malın satış bedeli, kiraladığı evin kirası, borçlunun taraf bulunduğu bir cari hesap sözleşmesinde diğer taraftan alacaklı olduğu hesap bakiyesi gibi örneklendirilebilir.


Yine usulen icra dairesince alacaklının bu talebe ilişkin müzekkeresi üçüncü kişiye tebliğ edilmekle haciz işlemi gerçekleştirilir.Bu tebligatın gönderildiği üçüncü kişiler tarafından yedi gün içinde icra dairesine durumu bildirir bir cevap gönderilir.Söz konusu müzekkereye bir cevap verilmemesi halinde borç kendi zimmetinde sayılır. Bunun üzerine ikinci haciz ihbarnamesi gönderilir ve yine itiraz edilmez ise üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilir.Üçüncü haciz ihbarnamesine de itiraz edilmemesi ve ayrıca tebliğinden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açılmaması halinde üçüncü kişi, zimmetinde sayılan parayı borçlu adına kendi zimmetinden yapmak zorunda kalır.Üçüncü kişinin itiraz etmesi halinde ise borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması mümkün olmamakla birlikte kendisinden istenen parayı ödemekten kurtulur.Bu nedenle gerek itirazlar gerekse haciz onay cevaplarına ilişkin öngörülen sürelere riayet etmek üçüncü kişiler için usulde oldukça önem teşkil etmektedir.


Borçlunun maaş ve ücretine ya da üçüncü kişilerdeki alacak ve mevduatlarına birden fazla kişi tarafından haciz koyulması halinde, hacizler koyulma tarihlerine göre sıraya koyulur ve sıra önde olan alacaklı için kesintiler yapıldıktan ve borç sona erdikten sonra diğer alacaklarına geçerek kesinti yapılmaya devam edilir. Kanunumuz bahsettiğimiz üçüncü kişilere gönderilen haciz ihbarnameleri ile alacaklıların alacaklarına kavuşması için önemli bir imkan sağlamaktadır.

Av.Gizem KALAY
 

kalaygizem@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI