Yetki, Sorumluluk ve Dış Politika


Her ülkenin bir siyaseti vardır. Kendi varlığını devam ettirmesi açısından bu gereklidir. Hem iç hem de dış siyaset, ülkelerin var olmalarını sağlayacak, diğer ülkelerle ilişkilerini belirli bir temele oturtacak politikalar oluşturmak zorundalar.

Ülke menfaatleri neyi gerektiriyorsa, bünyesinde barındırdıkları toplumların talep ve beklentileri dikkate alınarak oluşturulur. Dış politika ise tamamen ülke menfaatleri için belirlenir ve yapılır. Politika ya da siyaset karşı karşıya kaldığınız sorunlara çözüm bulma sanatıdır bir anlamda. Dünya da değişen dengelere bağlı olarak politikanızı yeniden belirlemek zorunda kalırsınız çoğu zaman.

Toplumun karşılaştığı sorunlara siyaset kurumu olarak çözüm bulmak zorundasınız. Toplumu yönetme yetkisini aldığınız da bu sizin görevinizdir. Ben yapamam deme lüksüne sahip değilsiniz.

AKP Elazığ milletvekillerinden bir tanesi mealen şunları demişti:’’ Beğenmiyorsanız seçmeseydiniz öyleyse, ben sorunu tespit etmek için buradayım, çözmek için değil’’ bu ifade siyasi otoritenin topluma bakışını ortaya koyan bir zihniyetin dışavurumudur. Kısaca yetki sahibiyim yetkimi kullanırım ama sorumluluk bende değil.

İmparatorluk geçmişi olan bir ülkeyiz, bilindiği üzere Osmanlıda padişahların yetkileri vardı, sorumlulukları yoktu. Kimseye hesap vermek zorunda değillerdi, zaten hesap verecek hukuki bir kuruma da sahip değildi padişahlık.

Günümüze bakacak olursak;

Biz de neler oluyor peki? Dış politika da

Öyle derin analizlere gerek yok, ihtiyaç da yok zaten.

Ümmetçilik edasıyla ortadoğuya meydan okuduk, bizden habersiz yaprak kımıldayamaz dedik 

Bir gurup öfkeli genç dediğimiz ISID çıktı.Terör örgütüne karşı kullanacaktık olmadı.

Terör örgütü dediğimiz grubun açtığı koridordan Süleymanşah türbesini zor kurtardık IŞID'dan. Sonra dönemin başbakanı söz konusu örgüte teşekkür etmişti.

Esad ile kavga ettik, faturasını beş milyon Suriyeli mülteciye yaklaşık kırk milyar dolar ile ödedik ve ödemeye devam ediyoruz

Mısırda darbeci SİSİ'ye cephe aldık tam on yıl

Sonra ne oldu: Gel el sıkışalım, Akdenizde ortak çıkarlarımız var. Yunanistan ile çalışacağına gel beraber çalışalım ne de olsa din kardeşiyiz dedik.

S-400 Savunma füzeleri aldık Rusya'dan, ABD ile papaz olduk. Papazı verdik bir mektupla, yine yaranamadık,

BİDEN yönetiminin ekonomik yaptırım yapmaması için bir ABD lobi firmasıyla yediyüz elli bin dolara (750 bin) altı aylık anlaşma yaptık. Yaptık ama olumlu sonuç alma garantisi olmayan bir sözleşme.

Her türlü aksiyona girmeye yetkisi olan ama sorumluluğu olmayan bir yönetime sahibiz

frktes@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Mar
25Oca

Güven Duygusu

15Ara

Otoriterleşen Siyaset

12Ekm

Nereden Baktığınıza Bağlı

04Tem

Nasıl Bir Üniversite