Kalpar'ın Bahaneleri?


Elazığ’a gelirken, oynadığı 12 deplasman maçında; 4 Galibiyet, 4 beraberlik, 4 de mağlubiyet almış, 18 gol atıp kalesinde 12 gole geçit vermiş olan Gazişehir FK’nın dış saha başarısı önemsenmeliydi...
Her iki takımın da Play-Off hedefi düşünüldüğünde en az 6 puan değerinde olan, ikili averaj ile Play-Off’u hedefleyen diğer rakiplerin alacakları sonuçlar hesaba katıldığında ise kıymeti daha da artacak olan bu maça konsantrasyon sağlamak önemliydi...
Bir yanda hiçbir maddi sorunu olmayan, Başkan Fatma ŞAHİN’in himâyesinde tamamen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin imkânlarıyla beslenen, “Ara Transfer” Dönemi’nde yapılan takviyelerle güçlenen ve bu ligi çok iyi bilen Teknik Direktör Erkan SÖZERİ’ye teslim edilerek Süper Lig hedefine yönelen ve ilk 2 şansını kovalayan rakip Gazişehir FK...
Öte yanda önceki yönetimden miras kalan 120 Milyon TL borcu sportîf başarı hedefini küçültmeden 2 yılda 20 Milyon TL’ye indirerek 50 yıllık bir kulübü kapanmaktan kurtarmış, ama ödül olarak sık boğaz edilmek suretiyle görevlerinden alınmış, eli-kolu bağlanmış yöneticilerden oluşan bir yönetimin idâre etmeye çalıştığı, tesislerde ve stadında elektiriği bile olmayan, transfer taksidi ya da prim farketmez ödemeleri yapılamayan futbolculardan kurulu bir Elazığspor?
Her olumsuzluğa ve sâhip olunan tüm imkân ve şartların eşitsizliğine rağmen, sezonun bitimine 8 hafta kala maç öncesinde iki takım arasında bulunan 3 puan fark, Elazığspor’un rövanşı alması durumunda puanların eşitlenmesiyle birlikte kapanmış olacak, bordo-beyazlı takım fikstür avantajıyla bırakın Play-Off’u, ilk 2’de yer alma şansını dahi yakalayabilecekti?..
***
WEBO, Serdar DELİKTAŞ, Murat CEYLAN ile eski oyuncularımız SEGBEFIA ve Özgür ÖZKAYA’nın yedek soyundurulduğunu vurgularsak, Gazişehir FK’nın kadro niteliği daha iyi anlaşılır herhâlde?
Elazığspor’a gelince “Ara Transfer” Dönemi’nde güçlenen, “alternatifli” olduğuna sevindiğimiz kadroda forma savaşı yaşanması gerekirken, Teknik Direktör Hüseyin KALPAR’ın kenara ittiği isimlere şans tanımaması ve oyundan çıkacak oyuncular ile onların yerine girecek olanların bile belli ve biliniyor olması sonucu futbolcular arasındaki rekabet ne yazık ki sona ermişe benziyor?
Samsun Maçı’nda forma giyen Emre’nin yerine Canberk’e, Mehmet’in yerine Sezgin’e görev veren Hüseyin Hoca, sakatlıktan çıkan Elmar ile TATOS’u da sahaya sürünce Kadir ile Mertanla birlikte kenara çekilen oyuncu sayısı 4’e yükselmişti!..
Orhan’ın 5. Dakika’da sakatlanmasıyla Serkan zorunlu değişiklikle sahaya sürüldü ama, penaltı kaçıran ve sol kanada mahkûm edildiği için verimli olamayan HORA kanattan bir tek atak geliştiremeden yerini Mertan’a bıraktı?..
En az HORA kadar etkisiz olan ve aşırı tahammül gösterilen TATOS, tâbiri caizse iş işten geçtikten sonra misâli oyundan çok geç alındı, Kadir’in oyuna girmesiyle Alpaslan forvet arkasına kaydırılsa da Elazığspor, Mertan’ın sol kanada hareket getirmesi ve oyuna tempo kazandırması, ayrıca DIARRA’nın golünde sol kanattan ön direğe iyi bir asist yapması dışında oyuncu değişikliklerinden hiçbir yarar sağlayamadı?
Halil İbrahim’in kanat oyuncusu olarak, Muhammet İLDİZ’in de oyuna sonradan santrafor arkasında girdiği maçlarda penaltı kazandırması ve sonuca etki etmesi göz önüne alınarak oyuncu değişikliklerinde tercih edilmeleri gerekirken, hemen her maçta vurguladığımız gibi Teknik Direktör Hüseyin KALPAR yanlış oyuncu tercihlerindeki bitmek tükenmek bilmez ısrarıyla ister istemez Elazığspor’un maçı çevirmesine engel oldu? 
***
Müsabakanın başlamasıyla oyunu rakip yarı alana yığan Elazığspor öne çıkarken, özellikle Del VALLE ile Ba ADAMA’nın geliştirdiği kontrataklar ve Gökhan ile Özgür Can’ın zorladığı savunmanın açık vermediği anlarda rakibin mesafe tanımaksızın attığı şutları ve top takibini izledik…
Ba ADAMA’nın ilk yarının uzatma dakikasında girdiği ve üstten dışarı gönderdiği topla değerlendiremediği pozisyon, ilk yarının en net ve tek gol pozisyonuydu!..
Elazığspor’un da, TATOS’un kazandırdığı ama HORA ile kaçırdığı penaltı dışında; TOM’un erken ortasına DIARRA’nın yetişemeyişiyle kaçırdığı tek pozisyonu vardı koskoca ilk yarı boyunca?
2. Yarı’ya daha hızlı ve atak başlayan bordo-beyazlı takım karşısında tek farklı skorla önde olmanın psikolojisiyle kapanan Gazişehir FK, Mertan oyuna girinceye dek kalesinde tehlike yaşamazken, Ahmet KESİM’in eline çarpan tribünlerin penaltı beklediği topla birlikte Mertan’ın biri ceza alanı içinden iyi vuramadığı, öteki ceza alanı dışından bir şutu ve sol kanattan ortasına DIARRA’nın kafa vuruşuyla gelen gol olmak üzere oyuna tempo kazandırması sonucu 10 dakikada art arda gelen ataklar Elazığspor’a hareket, tribünlere coşku kazandırdı…
Ancak ilk yarıda penaltı kaçırdıktan sonra duraksayan Elazığspor, 2. Yarı’da bulduğu golden sonra durdu ve Tom’un final pasını veremediği bir pozisyon dışında rakip kalede tehlike oluşturamadı?
***
Elazığspor’u iyi etüt eden Teknik Direktör Erkan SÖZERİ, TATOS’u karma markajla etkisiz duruma soktu. Tom’un koşu yolunu kapatıp sağ kanadımızı da çalıştırmazken, sol kanadı da ne yazık ki HORA’yı ısrar ve inatla sol önde oynatan Teknik Direktör Hüseyin KALPAR işlemez hâle getirdi ve böylece bordo-beyazlı takım durdu!
Elazığspor’u durduran ve etkisiz kılan nedenlerden biri de Gazişehir FK’nın başvurduğu, bordo-beyazlı takıma yönelik tatlı-sert taktik faullerdi ki basiretsiz hakem Erkan ENGİN, oyunu akıcı hâle getirmek dururken “trafik polisi” misâli her nefeste çaldığı gereksiz düdüklerle tempoyu düşürdü, yere yatan oyunculara göz yumdu ve futbol dışı eylemlere prim tanıyarak rakip takımın ekmeğine yağ sürmüş oldu? 
***
Bir de baştan beri her maçta vurguladığımız gibi Teknik Direktör Hüseyin KALPAR’ın bir türlü gideremediği yanlışları ve hataları var ki, Samsun yenilgisinden sonra “korkaklık” ve “ürkeklikle” suçladığı oyuncularına fatura çıkarıp sorumluluğu üstlenmeyen sözde tecrübeli hocamız, bu kez de bahâneyi buldu?..
Elazığspor Yönetimi’nin bıçak kemiğe dayandığı için müsabaka öncesinde olan-biteni kamuoyuna duyurmak amacıyla yaptığı basın toplantısını kalkan yaptı Sayın hocamız ve kulübün yaşadığı ekonomik sıkıntının kendilerini negatif etkilediğini dile getirerek, iki haftada uğranılan iki mağlubiyete birbirinden alâkasız olsa da kendince geçerli mâzeretleri buldu!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI