Pozitif Oyun ve Elazığspor?


Spor Toto 1. Lig’in 2. Yarısı’nda oynadığı 2 maçta önce Altınordu’ya yenilen ardından zor da olsa Eskişehirspor’u yenen Elazığspor, elde edilen sonuçlara bakılmaksızın ortaya koyduğu futbolla gelecek adına pek umut vermemişti bizlere…
Ankaragücü deplasmanına çıkan bordo-beyazlı takımda 6 yeni transferin tamamının kadroya dâhil edilmesi, başta taraftar olmak üzere kamuoyunun beklentilerini artırmıştı maç öncesinde.
Mehmet YİĞİT ile Alpaslan’ın kart cezalısı olmaları “alternatif” oyuncuların varlığıyla fazla önemsenmezken, sorun oluşturacak tek husus yeni transferlerin takıma uyumu ve hazır olup-olmadıkları hakkında kafalardaki soru işâretleriydi?
Hangi şartlarda olursa olsun Elazığspor’un Ankaragücü deplasmanından puan ya da puanlarla dönmesi tartışılmayacak biçimde başarılı bir sonuç olacaktı.
Ankaragücü’nün geçen hafta kendi saha ve seyircisi önünde Altınordu’ya mağlup oluşu sarı-lacivertli taraftarları ve rakip takımı daha da ateşleyeceği için aslında Elazığspor açısından en büyük dezavantaj olacaktı!..
***
Ankara’da sahaya çıkacak 11’i öğrendiğimizde; Adem’in antrenmanda arkadaşıyla çarpışma sonucu gözünün kapanması nedeniyle savunmanın sağında Serkan’ın forma giyeceği bilgisini edindik…
Mehmet YİĞİT’in yokluğunda Tandem’in 2’lisinde Sezgin’in yanında son dakika transferi Murat AKÇA’ya yer veren Hüseyin KALPAR, bir başka transfer HORA’yı da orta 3’lünün solunda sürmüştü oyuna…
Geriye kalan tercihlere bakıldığında savunmanın solunda yine Emre, çift önliberoda Elmar ile Kadir, orta 3’lünün sağında Tom, tek santrafor DIARRA ve arkasında sakatlıktan yeni çıkan TATOS olmak üzere alışılagelmiş isimlere görev verilmişti.
Böylece yeni transferlerden 2’si sahada, 4 tanesi de kenarda olunca Teknik Direktör Hüseyin KALPAR’ın eli güçlenmiş, yedek kulübesi de hayli kuvvetli bir hâle gelmişti!..
***
Ankaragücü’nün güçlü kadrosundan daha da önemli olan tribünlerdeki itici gücü taraftar desteğiydi…
İşte böylesine zorlu bir deplasmanda “rakibin hızını kesip kontrollü oynayalım, daha sonra dengeyi sağlarız” şeklindeki yaygın bir düşünceye bağlı kalmayan Elazığspor, işin doğrusu herkesi şaşırtacak farklı bir uygulamayla oyunu rakip yarı sahaya yıkarken, her zaman savunduğumuz gibi futbolun gereğini yaptı ve topa sahip olunca oyuna da hâkim oldu…
Ankaragücü’nün takım olarak aşırı top kaybetmesi ve organize olamayışı sadece sarı-lacivertli oyuncuların formsuzluğu ya da bireysel hatalarından değil, Elazığspor’un rakip sahaya yerleşmesi ve baskı yaparak alan daraltmasından kaynaklandı…
İlk yarı boyunca topu başarıyla kullanan ve rakibe vermeyen Elazığspor, bu yöntemle savunma konusunda rahat ederken sadece yan top zaafından yaşanan tehlikeler dışında Ankaragücü’ne pozisyon fırsatı da tanımadı! 
Elazığspor’un İlk Yarı’da göze çarpan en büyük eksiği başarıyla sâhip olduğu topu rakip ceza alanına taşıyamaması ve gol pozisyonuna dönüştürememesiydi?
Nitekim daha maçın başında soldan gelişen Elazığspor atağında rakip kalede oluşan karambolde DIARRA topa dokunsa maça 1-0 önde başlayacak olan bordo-beyazlılar, Tom’un ceza sahasına girdiği ve çok kötü bir vuruşla üstten auta gönderdiği bir pozisyon dışında ilk 45 dakikada başka bir tehlike oluşturamadı?
Oysa ilk yarıda çok da etkili gözükmediği hâlde Ankaragücü 3 yan topta Gençer, Umut NAYIR ve Sedat AĞÇAY ile pozisyon bulsa da gole ulaşamadı!
***
2. Yarı’ya hızlı başlayacağı belli olan Ankaragücü, taraftarıyla hakem üzerinde baskı oluşturmaya çalışırken; tribünlerin yanı sıra sahada Elazığspor’un eski oyuncusu Sedat AĞÇAY, kenarda da İsmail KARTAL ile Elazığspor’da geçen dönemde menajerlik yapan Emrah YILDIZ’ın hakem ve yardımcıları yetmezmiş gibi 4. Hakem ve Elazığspor’lu futbolcuları da tahrik eden tutum ve davranışları gerçekten çok çirkindi?..
Abdullah YILMAZ, Elazığspor’a çok ters gelen bir hakem olarak dün “iyi” denilebilecek bir yönetim sergilese de; Murat AKÇA’ya açık tokat atan Arif’e kırmızı yerine sarı kart gösterirken, bir de Murat’a sarı kart çıkararak yine “eyyam” yaptı?
HORA’ya yapılan harekete devam kararı veren, TATOS’a yapılan sürekli ihlâllere disiplin cezası uygulamayan Hakem Abdullah YILMAZ, 4. Hakem ile 1 No’lu yardımcısına yapılan tacizlere de sessiz kalarak ortamın gerilmesine yol açtı ve iyi hakem olmadığını bir kez daha kanıtladı!.. 
Galibiyet için herşeyi mubah gören bu anlayış, Ankaragücü ile Elazığspor Taraftarları’nın maç öncesi ve sonrasında sergiledikleri karşılıklı dostluk gösterilerine gölge düşürecek nitelikte olsa da itiraf etmek ve vurgulamak gerek ki taraftarların sağduyusu iki câmianın düşman edilmesine yönelik girişimleri boşa çıkardı!..
***
Elazığspor 2. Yarı’ya sakatlanan Serkan’ın yerine Orhan ŞAM’la başlarken, ilk yarıya oranla biraz daha geriye yaslandı ama akıllı çıkışlar ve kontrataklarla Ankaragücü’nden çok daha fazla ve çok daha net gol pozisyonları buldu…
Hora’nın nefis ara pasına DIARRA’nın yetişememesi Elazığspor’un 2. Yarı’ya galip başlamasına mani olurken, DIARRA, TATOS ve Halil İbrahim ile 3 net pozisyonu gole çeviremeyen bordo-beyazlılar galibiyeti perçinleyecek fırsatları elinin tersiyle itmiş oldu?..
2. Yarı’da topa daha fazla sahip olsa da Ankaragücü bu bölümde net gol pozisyonuna giremedi, tehlike oluşturabilecek 2 yan topu sakatlanma pahasına engelleyen Kaleci Soner ile özellikle Murat AKÇA savunmadaki kritik müdahaleleriyle rakibe şans tanımadılar…
Murat AKÇA’nın topu oyuna sokuşundaki soğukkanlılığı ve becerisi Elazığspor’un savunması kadar hücum organizasyonlarına da büyük katkı sağlayacağına dâir pozîtif bir işâret oldu bize…
Adalesindeki yırtığa rağmen uzun süre sonra forma giyen TATOS, etkisiz gibi görünse de onu eleştirenlere; 62’de DIARRA’ya yaptığı asisti, 79’da attığı ve Kaleci’nin güçlükle çıkardığı şutu ve maçın uzatma dakikalarında Halil İbrahim’e yaptığı asisti örnek gösterirsek onun ofansîf açıdan ne kadar etkili olduğunu kanıtlamış oluruz herhâlde!
***
Hüseyin KALPAR, sakatlanan Serkan’ın yerine Orhan’ı zorunlu olarak oyuna sürerken, DIARRA’nın yerine yine sol kanada kaydırdığı Mertan’ı değil Halil İbrahim’i oyuna almalıydı?
Tom’un çıkışı ve Mertan’ın girişi 88. Dakika’da zaten bir formalite olarak pek değer kazanmadı?
Elazığspor ortaya koyduğu futbol ve girdiği mutlak gol pozisyonlarıyla rahat kazanacağı bir müsabakayı kazanamadı ama; pozîtif oyun anlayışıyla ve alternatifli kadrosuyla Hüseyin KALPAR döneminde ilk kez gelecek adına bizi umutlandırdı!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Tem

Bizim Kuşak ve Sokak Oyunları

05Tem

Maden'in Stratejik Önemi ?

16Haz

Futbol'da Yanlış Terim ve Deyimler

31May

1930 ve Elazığ'da Bir Stadyum

23May

Arefe, Bayram ve Elazığ